AÇLIK KOLOFU GÖKYÜZÜNE ÇIKARDI

Ziya dede ve Rüstem dede;

Yaşları çok küçük bugün ki bu iki büyüğümüzün ,babaları Hasan AYAZ ve Hasan Tahsin AYAZ onları önce halnul [dağ önü] yaylasına gönderirler oradan alacakları bir emaneti meseraş [sarmaşık] yaylasında teslim edip geriye gelmek için çıkar yola bu iki kafadar çok uzun ve yorucu bir yolculuğun ardından  halnut yaylasına çıkarlar akşam yatarlar sabah erken saatlerde ev sahibinin sobanın üstüne pişirdiği koloflar sofraya gelir dizilirler yerde kurulan sinili sofranın etrafına sarılırlar yemeğe karınlarını bir güzel doyururlar bu arada  Ziya, Rüstem’e göre yaşça biraz büyüktür bu büyüklüğünü göz önüne alarak yolumuz çok uzun ne olur ne olmaz yolda lazım olur diye yemekten artan  birkaç kolofu  Rüstem’e çaktırmadan cebine koyar  ev sahipleriyle  vedalaşarak  mesoraş yaylasına  gitmek üzere yola koyulurlar az giderler uz giderler ağaç oluktan akan bir çeşmenin başında konaklar bizim kafadarlar  açlık başa vurmuştur her tarafı yemek görmekteler çevresini süzen Rüstem etrafında sadece yarı ıslak çise vurmuş yeşil ottan başka bir şey göremeyince son bir ümitle heybetli bir şekilde  şekilde oturan Ziya’ya dönerek

- ‘’çok rahat oturuyorsun biz şimdi ne yapacağız habu dağın başında açlıktan ölecek miyiz’’ der.

 Ziya’da şöyle kafasını yere eğer Rüstem’e döner ve

-” ya Rüstem biraz durum öyle gösteriyor ne yapabiliriz ama sen ufaksın  senin duan kabul olur ellerini aç Allaha yalvar bize biraz yemek yollasın” der

kunduz yakalamışçasına ellerini açarak

-”Allahım  bize biraz yemek yolla ”diye dua eder Zıya’da hiç bir şey bilmiyor gibi  durur Rüstem ın duaları boşuna her hangi bir şey   gelmez ve Rüstem teslim olmuş kafası  yerde ümidini kesmiş otururken  ha gayret diyerek tekrar masumane bakışla

-”Ziya birde sen dua etsen belki senin duan kabul olur ”demiş Ziyada

-”e ne yapalım iş başa düştü”diyerek ellerini havaya kaldırıp

-”Allah ım habu çocuk olan Rüstem ve Ziya kulun bu dağ başında açlıktan ölüyorlar bunlara biraz yiyecek indir Allahım  indir de  kolof indir onada razıyız yarabbi  habu kulların açlıktan ölmesinler”diye yalvarıyor Ziya  Rüstem’in bir ara dikkatini dağıttıp  kafasını yere eğdiğini görür görmez cebine teyzenin koyduğu kolofların bir tanesini hemen havaya fırlatarak

kolof yere indi ahan ola kolof geldi” diyerek bunlar kolofu yerler  Rüstem Ziya’yı başlar kafaya almaya

 -”bak Allah senin duanı kabul etti ne olur bir daha yalvar da bir daha yollasın”der

 aynı metot la yine yalvarmaya başlar  ikinci kolofıda havaya  fırlatarak gelmiştir üçüncüsünde nemi oldu onu da onlara siz sorun …

                                                                                                                          medya hastikoz

 

                                 

Share and Enjoy:
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay

No related posts.

Related posts brought to you by Yet Another Related Posts Plugin.

Benzer yazılar

No related posts.

Related posts brought to you by Yet Another Related Posts Plugin.

Yorum yapın