Arılarlarla Süren Yaşam Yakup AYAZ

 

Yakup AYAZ

Arılarlarla Süren Yaşam Yakup AYAZ

Yakup AYAZ abımızı; evini dört çevresini arı kovanlarıyla çevirdiği köyündeki evinin kapısında rahmetli babası Davut amca gibi ağzında sigarası ile ocağı yakmış çayını üstüne atmış adeta arılarıyla konuşurken bulduk. Arı sevgisini sorarak bize kendinden biraz bahsetmesini istedik.

Yakup Ayaz

Çocukluğum köyde geçti. İlk Okulu köydeki okulda okudum. Sonra İstanbul a çalışmaya gittim. O tarihte İstanbul da bizden fazla kimse olmadığını gördüm ve çok yalnızlıklar çektim. Sonraları elimdeki iş bitmişti 1977 yıllarında yeni araba almak hem maddi olarak çok zordu, hem de paran olsa dahi aylarca acenteye yazılarak sıraya girerdin. Almancılara paralarını mark olarak yatırma durumunda bir araba alma hak ki verirlerdi. Bir Almancıyla anlaşarak araç hakkını alarak siteyjin Renault acenteden çekerek köye döndüm.

O yıl çay kur teşkilatına da girdim bu kurumda 12 yıl çalıştım aynı zamanda da Of da ar

abam ile taksiciliğe başladım. Sonra 1985 yılında taksimi sattım ve minibüs aldım. Köy Of arası çalışıyordum köyde başka minibüs yoktu normal günler 3-4 servis yaparken Perşembe günleri aşırı yoğunluk oluyordu daha sonraları Of -Trabzon arası dolmuş çalıştırdım. Trabzon da durak kurduk çok iş yapıyorduk minibüsümde Trabzon hattına hak kazandı.  Sonra maddiyat bazı insanlarımızı çok değiştirdi. Bu da beni çok rahatsız etmeye başladı, devam edersem başıma iş alacağımı düşünerek 17 senenin üzerine minibüsümün hattını sattım, köyümüzden de göç başlamıştı. Bende 2002 de burayı bıraktım İstanbul a gittim, orada minibüs servisçiliğine başladım. İstanbul her birimiz için çözüm oldu nüfus çok arttı buralar bize yetmezdi oğlum büyümüştü elimden tuttu işleri ona bıraktım bende sonraları emekli oldum, o halen devam ediyor. Hem memleket, hem de bu arılar beni buraya çekiyor beni dağ dağ gezdiriyor bu da bana huzur veriyor.

 

Haber:www.medyahastikoz.com Ajans

Röportaj:Hüseyin Ayaz Aşağı kışlacık köyü Of

Benzer yazılar

Yorum yapın