Gece oltayla balık tutmak için üç kafadar ip atmaya karar verdik ip atabilmek için kendirden kalem kalınlığında ip bu ipe bağlanmak üzere yine kendirden misina kalınlığında ipler bulmak lazım bunları bulduk 5 metre boyundaki kalın iplere birer metre ince ipleri onların uçlarına daha önceden yakaladığımız küçük balıkları ortadan ikiye bölerek oltalara yerleştirerek her kalın ipe üç tane taktık bunları dere boğazını gezerek derenin en aheste akan yerine bir tane olmak üzere koyduk sabah rahat bulabilmek için de işarette koyduk oltaları sabah güneş çıkmadan almak lazım zira takılan balıkların gözlerine güneş vurursa oltadan çıkarlar bizde hüsrana uğrarız bu hevesle yattık üç kafadar aynı yastığa gözlerimize girmeyen uykularla sabah ezanla her hangi bir yabani hayvana karşı elimizde birer tahra yakalayacağımız balıkları koymak için bir çuval alıp düştük dere boğazına oltaları çektik balık yok tüm hayaller yıkılmıştı gözler yanından geçmekte olduğumuz Rüstem amcanın dalyanına takıldı bir bakalım dedik ve gittik dalyana dalyanda çıtaların üstünde aykırı yatan odun şeklinde bir cisim gördüm elimi atınca bana bir kuyruk attı çok korktum arkadaşlara haber verdim çok yüksek sesle bağıramıyorum keza Rüstem amca duyar endişesi var birazda sonra elimdeki boş çuvalı baliğin üstüne atarak balığı çuvala koydum arkadaşlarla beraber balığı karaya getirdik büyük bir istişare sonucu anlaşılmaması için baliği oltaya geçirme kararı aldık yola koyulduk eve yanaşınca Rüstem amcanın radarına yakalandık gümrük gibi hesabı verdik dedik tam atlattık derken şu balığa bir bakayım demez mı balığa bakar bu balık musteka balığı ipe gelmez bu benim dalyanımın balığı kafamıza bir kova kaynar su döküldü sanki başlarımızı yere eğdik nede olsa suçluyduk sağ olsun bu amcamız bir daha gitmemek üzere bizi tembihleyerek balığı bize verdi bizde daha dere mi balık mi hiç uğramadık …
Medyahastikoz.com












