Bir Pazar günü köyümüzün orta mahallesindeki kapalı Camiimizden Seyfettin hocanın hastalığının verdiği kısık sesiyle öğlen ezanını aheste aheste okurken koştum camii ye kapıları sonuna kadar açıktı camii nin ama benden başka kimsecikler yoktu hocamla durduk namaza hem cemaati hemde müezzini olmuştum hocamın kıldık namazımızı, ardından Hocam dedim hastikoz halkı komşuların seni çok seviyor senin hocalık yaptığın yıllar hala konuşuluyor ezanın kulaklarımızdan çıkmıyor, neredeyse her hastıkoz lu vasiyetinde ben ölürsem selamı Seyfettin Hoca versin diyor, bu ne sevgi diyerek sohbete başladık hocam ilk önce komşularından helalık alan sözlerinin bitirdi ölüm ve sonrasını anlatan bir sohbet yaptı fotoğraf makinem ve çalıştırdığım kameramın karşısına sohbet bitti hocamın yanına biraz daha yaklaştım çünkü hocamı diğer komşuları gibi bende çok seviyordum nitekim yıllar önce bizlere öğrettiklerini anlamaya başlamıştım hocamın arkasında müezzinlik yaparken o ıssız camiide sanki bülbül kesilmiştim sesimin bu kadar gür ve güzel çıktığının farkına varmamıştım , çok dua etti bana ,hocam dedim bana şimdi nasihat ediyorsunuz ama bize bu nasihatleri yıllar önce yapmıştın kulaklarımıza söyleyerek kalbimize yerleştirmiştin hastalığında ameliyat olduğun gün ve saat tüm komşuların ve yakınların size dua etti şifa diledi Allah bana da o gün size Beytullah ın huzurunda hac vazifemi eda ederken dua etmek nasip etti bende size kardeşime ve bütün hastalara çok dua ettim çok göz yaşı döktüm inşallah şimdi iyisindir dedim hocam ameliyattan sonra tedavisini olduğunu doktorların onunla çok ilgilendiğini söyledi Allah onlardan da razı olsun şimdide kontrol oluyorum hamd olsun çok iyiyim dedi, bize kendinizi biraz anlatırımsınız dedim .
Seyfettin hocamız 1941 yılında köyümüzde doğdu ilk hocalık görevini Çanakkale Gelibolu yarım adasında ramazanlık olarak yaptı buradan köylülerden 1000 lira aylık aldı ..daha sonraları aynı bölgede Babaeski Lüleburgaz Muratlıda ramazanlık görevler yaptı Arapça derslerini Osman Şanlıer Mehmet Şanlıer den alan Seyfettin Hoca merhum Hacı Dursun Efendi den askerlik öncesi hicazet ni aldı, köyün Orta Mahalle Camiinde sekiz yıl kesintisiz hizmet etti bu süre zarfında Camii inşaatı başladı İhsan Ayaz köyün muhtarı idi hoparlörle tek bir çağrımıza bütün köylü gelirdi hafriyatı erkekler kazma kürek kadınlar sepetlerle toprak taşıyarak yaptık köyün bir kısmı kurmuş olduğumuz camii yaptırma derneğinin makbuzlarıyla köy köy gezerek para toplardı yaz aylarında çay ambarlarında çay toplardı.Camiiyi böyle yaptık eski camiyi yıkmıştık namaz kılacak yerimiz yoktu Ali Ağabeyimin evini bir yıl camii olarak kullandık ibadetlerimizi burada yaptık Minarenin yapılmasına eski Melinozlu Ahmet Hoca ve Sultan Hoca sebep olmuşlardı. Daha sonra Rize İkizdere velkü köyünde üç yıl görev yaptım sonra rahmetli Hacı Bahri, Hacı Nazım beni tekrar gelip köydeki camiye geri aldılar sonra emekli oldum yıllar geçmişti camide hoca olmadığı bir zamandı çocukların okul tatili zamanına rastlamıştı beni bir aylığına çocukları okutmak için tuttular bir ay sonra bana para verdiler bu beni çok duygulandırmıştı Gelibolu ya Ramazanda hocalık yaptığım yıllara götürmüştü.
Görev süremde köylülerle çok iyi anlaştım çocuk okutmaya çok önem verdim bir yere gittiğimde yerime Yusuf Kır Hocayı bırakırdım çocukları o okutmaya devam ederdi çocuklar kesintisiz okurlardı dolaysıyla an azından namaz sürelerini öğrenir kuran okurdu çacuklarımız. Gerek köyümdeki görev süremde gerek normal yaşantımda cemaatim ve komşularımdan çok memnunum Allahta onlardan memnun olsun okuttuğum öğrencilerim beni gördükleri yerde hala saygı gösteriyorlar bu da bana yetiyor komşularına tüm hakkını helal eden hocamız komşularından helâlık istiyor.
Haber ve Roportaj:Hüseyin AYAZ




![seyfettin[1] seyfettin[1]](http://www.medyahastikoz.com/wp-content/uploads/2011/01/seyfettin1-150x150.jpg)









